Yazarın Yazıları

HAKKINDA
  • 1950 Yılında Trabzon’da doğdu.
  • 1976 Yılında Ankara’da Maden Teknik Araştırma Enstitüsü’nde (MTA) memur hayatına başladı
  • 2002 – Ocak ayında memuriyet hayatından emekli oldu.
Eserleri
  • Tarihsel Bir Gerçek Nuh (a.s) Tufanı
  • İnsanoğluna Biçilen Yazgı Uygarlığın Tarihi
  • Kendinden Oluşa İnanmak Yaratılışın Altı Günü
  • Ölüm Yeniden Doğuş KIYAMET
  • Nuh’un Gemisi Cudi’de
  • Nubucco Babil Yolculuğu Küresel Isınma Tuzağı
  • İlk Anayurd Anadolu Trabzon Ayasofya Tarihi
  • Peygamber Şeceresi (tablo eseri)
  • Peygamberler (insanoğlunun) Tarihi (tablo eseri)
  • Trabzon Ayasofya Gerçek Tarihi

Kıyamet Alâmetleri Hadis’lerde Bu -2

             Önceki yazımda, “Kıyamet Alâmetleri”nin, “Kıyametin yaşanması sırasında ortaya çıkacak hadiseler” olduğunu yazmıştım. Kur’an’ın bildirdiği ‘bu gerçeği’ dikkate almayan, ister ‘alim’ denilenlerden, isterse de ‘etrafındakilerden’ olsunlar bazı insanlar; bazı konuları “tasniflere” tabi tutup, olmayacak “Kıyamet Alâmetleri” oluşturmuşlardır. Orta­ya ‘çıkış zamanına’ göre zuhur edip de...

Sezer Fener’e hediye verdi! Şenol Güneş, Sadri Şener ‘gidin’

Sezer Fener’e hediye verdi! Şenol Güneş, Sadri Şener ‘gidin’ (Ahmet MUSAOĞLU /24.04.2011) Trabzonluyum, Trabzonspor’luyum. Bu yazım, ender sayıda yazdığım spor yazılarımdan biri arasına girecek olsa da, sakın kimse beni ‘fanatik’ sanmasın; ülkemin bütün takımlarını eksiksiz sever, mesela da, “Fenerbahçe Avrupa’da şampiyon olacaksa, (mesela şunu,) Barcelona galip gelsin” diyebilecek kadar ‘akıl/izan’ yoksunu...

AYASOFYA!. MENDERES Mİ, İNÖNÜ MÜ!.. SAHTEKÂRLIK MI!

         Trabzon Ayasofyası, 1944-1953 yıllarıarası askeri cihetçe depo-benzinlik olarak kullanılması sırasında, 1952 yılında; Trabzon Valisi Kamuran Cuhruk imzasıyla, 48.Tümen Komutanlığı’na yazılan, 10.10.1952 tarihli yazıda; turistik bakımdan gelişen Trabzon’da, Ayasofya’nın, ‘halka açılması’ halinde faydalı olacağı cihetle boşaltılması isteniliyor; buna mukabil 48.Tümen Komutanlığı, 22 Ekim 1952 tarihle İl Makamı’na yazdığı cevabi yazıda; Ayasofya...

VE KALKSIN GÖZLERDEN PERDE…

Mükerrem -aziz, hürmet ve tazime erişmiş- bir varlık olarak yaratılan insanoğluna “Din” duygusu, “Fıtrat’en” verilmiştir. Pek çok ‘emanet’ gibi ´inanç´ da bir “emanet” olarak kendisine tevdi edilmiştir. İnsanlar, kendilerine tevdi edilen bu emaneti ya muhafaza ederler ya da karşı çıkıp reddedebilirler. “Cüz-i (Hür) iradeleri” ile yapacakları bir “Tercih’tir (Seçim)”...

YÜREĞİNE (Asıl Sen) SOR : AŞK ÜZERİNDEN ‘DİN SAVAŞI’

AŞK ÜZERİNDEN ‘DİN SAVAŞI’ : “YÜREĞİNE (Asıl Sen) SOR” Sovyet İmparatorluğu’nun öcü rolünün Anglosakson-Judea köktendinciliği tarafından bitirilmesi, yeni ‘tanımlamaları’ da beraberinde getiriyor, bunlardan ilki de, Yeni Dünya Düzeni veya Küreselleşme kavramı oluyordu. Amerika’nın, Irak-Kuveyt krizine müdahalesi sonrasında ABD Başkanı Baba Bush; ‘Yeni Dünya Düzeni’ kavramını telaffuz ediyor, ideolog Francis Fukuyama, bir başka kavramı; Tarihin Sonu tezini öne çıkartıyordu....

Hawking, Engizisyona Saldırısı, Cahil Basın, Gerçek Tanrı

         Stephan Hawking.. İngiliz, teorik fizikçi-matematikçi.. Geçen hafta California Teknoloji Enstitüsü’nde yaptığı açıklamalarla bir kez daha basınımızda yerini bulamadı! ‘Evrenin Kökeni’ isimli konferansta konuşma yapan Hawking’in; “…evrenin oluşabilmesi için ilahi bir güce ihtiyacı olmadığını savunduğu…‘Tanrı dünya oluşurken ne yapıyordu? İnsanlar bu soruları soruyor diye acaba cehennemi mi...

Nietzsche, TANRI ÖLDÜRMEDİ, dinsiz de değildi

           Son yıllarda ülkemizde hükümferma olan, “siyasi ve dini hareketli” güç döneminde, “Başörtüsü görünmeyen erkeklerin” de ama, asıl da, “Başörtüsü görünmeyen kadınların” kimliğinin ‘kırıldıkça kırıldığını’ çok yazıp, konuştum. Eski ABD Başkanı Bill Clinton’un da yutturduğu, “İnsan Hakları, Özgürlük..” palavrasıyla “mazlumları” kurtaracaklarını zannederlerken, asıl da “kendilerinin mazlum...

Kadının adı ASIL ŞİMDİ yok

Küreselleşme’nin -Üçüncü Milenyum Yeni Dünya Düzeni’nin- açıklandığı 1990’lı yılların başı, özelde “İslam/coğrafyası”nın Bernard Lewıs, Samul Huntington gibi ideolojistlerce ‘hedef düşman’ olarak ilan edildiği, buna paralel olarak da, “silahlı (sopa) güç” Büyük Ortadoğu Projesi’nin başlatıldığı, ama aynı zamanda tüm insanlığa, “yumuşak (havuç) güç” “kültürel saldırı”nın da gerçekleştirildiği dönem oluyor. “Havuç (kültürel saldırı) politikası” gereği...