
HAKKINDA
- 1950 – Yılında Trabzon’da doğdu.
- 1976 – Yılında Ankara’da Maden Teknik Araştırma Enstitüsü’nde (MTA) memur hayatına başladı
- 2002 – Ocak ayında memuriyet hayatından emekli oldu.

Eserleri
- Tarihsel Bir Gerçek Nuh (a.s) Tufanı
- İnsanoğluna Biçilen Yazgı Uygarlığın Tarihi
- Kendinden Oluşa İnanmak Yaratılışın Altı Günü
- Ölüm Yeniden Doğuş KIYAMET
- Nuh’un Gemisi Cudi’de
- Nubucco Babil Yolculuğu Küresel Isınma Tuzağı
- İlk Anayurd Anadolu Trabzon Ayasofya Tarihi
- Peygamber Şeceresi (tablo eseri)
- Peygamberler (insanoğlunun) Tarihi (tablo eseri)
- Trabzon Ayasofya Gerçek Tarihi
Orhan Pamuk, Yerli olmayan Yerli(!) sorunu
Orhan Pamuk… Türkiye’nin en ‘ünlü’ yazarlarından biri… 12 Ekim 2006 tarihinde Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanarak Nobel Ödülü kazanan ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı… Pamuk, 1983 yılında ilk birincilik ödülü olarak, Orhan Kemal Roman Ödülüne layık görülüyor, ikinci romanı ile 1984 yılında Madaralı Roman Ödülünü kazanıyordu. Bu romanın Fransızca tercümesi...
Darwinist cahilliğe : Canlılık çamur (KİL) ile başlamıştır
Yaşamın başlangıcının, ilkel (ilk) göl ve okyanus suları içinde erimiş halde bulunan metan ve azot gazlarının doğalbirleşimiyle doğduğu ve daha sonra yıldırım çakması gibi yüksek voltajlı elektrik ve mor ötesi ışınların etkisiyle daha karmaşık moleküllerin oluştuğu şeklindeki evrimbilimci iddialar, Dünya’nın ilk atmosferinde yeterince amonyak ve metan olamayacağının ortaya konulmasından sonra anlamsızlaşmış bulunmaktadır. Üstelik, canlılığın ortaya çıktığı...
GENÇ EVLİLER, EVLENECEKLER.. “Selâmûn aleyküm”
Geçen günlerde; 13 Temmuz günü gibi; yaşadığım şehir Trabzon’un merkezi semti olan Meydan Semti’nden, şehrin diğer bir yönüne ulaşmak için bir minibüse bindim. Ön koltuk boştu; şöfer tarafına yaklaşarak kapı tarafına binecek bir yolcu için yer bıraktım... Dolmuş, kalktı; Gazipaşa yokuşundan sahil yoluna indi. Geçen günlerde; 13 Temmuz günü gibi; yaşadığım...
Kadının adı ASIL ŞİMDİ yok
Küreselleşme’nin -Üçüncü Milenyum Yeni Dünya Düzeni’nin- açıklandığı 1990’lı yılların başı, özelde “İslam/coğrafyası”nın Bernard Lewıs, Samul Huntington gibi ideolojistlerce ‘hedef düşman’ olarak ilan edildiği, buna paralel olarak da, “silahlı (sopa) güç” Büyük Ortadoğu Projesi’nin başlatıldığı, ama aynı zamanda tüm insanlığa, “yumuşak (havuç) güç” “kültürel saldırı”nın da gerçekleştirildiği dönem oluyor. “Havuç (kültürel saldırı) politikası” gereği olarak,...
LEVİATHAN ya da Canavar/ TEK DEVLET
Avrupamerkezci ‘Sahte Tarih Modeli’nin, ruhumuza yerleştirilmiş Keşifler, Rönesans, Reform, Aydınlanma palavralarını çöp kutusuna atarak ‘Gerçek Tarih’e baktığımızda, 19. yüzyıla kadar Batı/Avrupa’nın, aslında “geri kalmış bir medeniyet” olduğunu görebilmemizin yanında; tarihinin, feodalite, kapitalizm, sosyalizm, liberalizm şeklindeki tanımlanmasının da “gerçekdışı” olduğunu, tüm ‘Batı Tarihi’nin aslında, Hıristiyan mezheplerinin –özellikle Katolik ve Protestan- çatışması...
Uygarlığın memurları ya da Şeytani itiraz
Ünlü Fransız Yazar-Düşünür Jean Paul Sartre; Fantz Fanon’un, “Yeryüzü’nün Lanetlileri” adlı başyapıtına yazdığı önsözüne şu cümle ile başlıyor; “'Çok uzun olmayan bir süre önce yeryüzünde iki milyar insan vardı, bunların beş yüz milyonu insandı, bir milyar beşyüz milyonu yerliydi...'” diyordu. ‘Batılı Beyaz Adam’ın, insanlığa ‘bakış açısını’ gösteren sadece bu...
Nietzsche, TANRI ÖLDÜRMEDİ, dinsiz de değildi
Son yıllarda ülkemizde hükümferma olan, “siyasi ve dini hareketli” güç döneminde, “Başörtüsü görünmeyen erkeklerin” de ama, asıl da, “Başörtüsü görünmeyen kadınların” kimliğinin ‘kırıldıkça kırıldığını’ çok yazıp, konuştum. Eski ABD Başkanı Bill Clinton’un da yutturduğu, “İnsan Hakları, Özgürlük..” palavrasıyla “mazlumları” kurtaracaklarını zannederlerken, asıl da “kendilerinin mazlum duruma...
KEŞKE ONLARLA BİRLİKTE…
KEŞKE ONLARLA BİRLİKTE OLSAYDIM Yaşı 50 civarında olanlar hatırlarlar. Bizim çocukluk-gençlik çağlarımızda mahalle aralarındaki sokaklar futbol oynanan yerlerdi. Ben Ortahisar(Trabzon)’da büyüdüm. Mahallemizdeki kuzey güney yönlü dar ve uzun sokaklara kurduğumuz ´taş kaleler´ arasındaki parke alanlar bizim futbol sahalarımızdı. Aramızdaki maçlarda sivrilebilen oyuncular mahalle takımımızı oluştururdu. Mahalle takımları arası maçlar ise,...













