Birkaç söz ile

   Ülkemizde, ´bilgisizliğin´ ´bilgi´nin yerine ´değer ölçüsü´ olduğu bir toplumsal ´yapı´ yaşanıyor. Bu yapıda ´ölçü´, ´ölçüsüzlük´ olduğu için muhatabınıza ´doğru´yu sunsanız da sizi anlaması mümkün olmuyor. Çünkü, normal olan ´anormal´, anormal olan da ´normal´ gibi görünüyor. Bu sebeple, ´yaşanan hal´ kavranamıyor, her şey normal seyrinde gidiyor zannediliyor. Oysa, normal olan hemen hiçbir şey yok, anormal davranışlar normal, normal davranışlar da anormal olarak sürüyor. Bu sebeple de, kimse farkında bile olamıyor anormalliğin artık.
Hal bu olunca da, -Ben Müslümanım diyen bazı insanların, Kıyametçi ´Hıristiyan Siyonistler´in ´medeniyetler çatışması´ tezleri (inançları) gereği olarak sürdürmekte oldukları ´medeniyet (Batı-İslam) çatışması´nın tam göbeğinde yer alıyor olmaları; hem ´örnek model´, hem de ´koç boynuzu´ vazifesi görmeleri anlaşılamıyor. AB ve BOP (GOP) ile albayraksızlığa, marşsızlığa, bayramsızlığa (-kimliksizliğe) talip olup, ´milli (İslam) olanı´ yok ettiğinin farkında bile olamayanlar ne yazık ki de milleti oluşturuyor!
Bu durum, ´Çarpık Kültür´ün, yani kültürsüzlüğün, ´Popüler Kültür´ün, (bugün ki yanlış Popüler Kültür tanımlaması dışındaki tanımımla) “her dönemde doğru olan kültür”ün yerini alması sonucudur. Tabii ki de bu durum, ´iyi yatırımcı´ olunmadığının da göstergesi olmaktadır. Bu yüzden unutmamanız gereken şey: Ülkenize ya da kendinize yapacağınız ´en büyük yatırım´, halen mevcut halleriyle hemen her türlü ´avâm´a (halka) ve ´avârif´e (okumuşlara) sahip olmamanız olur. Yok eğer, ´biz iyi yatırımcıyız´ diyorsanız, size iyi ´kölelikler´de ya bizim gibi ´akıllarına mukayyed olanlar´ ne olacak? Palavra yutmakta ´iştahı açık´ olanlar, -Hadi size iyi yalancı dolmalar diyeceğim de, hem sizin çocuklarınızın, hem de bizim gibilerin çocuklarının geleceği ve de neredeyse beli iyice ´kırılmakta´ olan ´Milli (İslam) kimliğimiz´ ne olacak?
İşte, elinizdeki bu kitabı oluşturan yazılarım, bu endişenin getirdiği sorumluluk duygusuyla yazılmıştır. Trabzon’dan yayımlanan ´Karadeniz Haber Gazetesi´nde, ´İnsanın Gerçeği´ isimli köşemde 21 Ağustos 2002-01 Ocak 2003 ve de 22 Ocak 2004-12 Ağustos 2004 tarihleri arasında haftalık olarak çıkan yazılarım arasında görülebilen tarihsel kesiklik, ´kitap´ çalışmalarım sebebiyle zorunlu ara verme yüzünden ortaya çıkmış olup, bu sebeple kitap okuyucuya, sözkonusu tarihleri gösteren ´iki kısım´ atında sunulmuştur.
Kitabın ortaya çıkmasında, gezetesinde yazmamı ´ısrarla´ isteyerek beni onurlandıran, bu ısrarı ile de, ´yazarlık´ alanım dışındaki bir sahada eser vermeme sebep de olan Sayın Ahmet Sancak Beyefendi’ye, katkıları dolayısıyla da şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca da, Sayın Zeki Sancak Beyefendi başta olmak üzere, tüm ´Karadeniz Haber´ gazetesi çalışanlarına teşekkür ediyorum.

Ahmet MUSAOĞLU
20.01.2005 / Trabzon