KİPPA İLE HAÇ & HİLAL (III) (29 Temmuz 2004) |
|||
Türkiye’deki Müslümanların (!) ´ibret´ almaları gereken noktayı ise, Mahir Kaynak Bey şöyle ortaya koyuyor; “DSP ve MHP'yi Apo’yu yakalayarak iktidar yapan da, sonra Kemal Derviş’le yıkıp Tayyip Erdoğan’ın AKP’sini iktidara taşıyan da (Yahudi-Protestan) Amerika’dır…bugün ki gelinen noktaya bakın... Bugün artık hiç bir ´islâmcı (Müslüman demek daha doğru, çünkü, Kur’an’a inanan biri Müslüman isminden başka isim alamaz)´ çıkıp ´burası Müslüman ülke...Müslüman bir ülkeye Müslüman bir ülke karşı duramaz´ diyemez; bu Tayyip Erdoğan’la bitmiştir.” diyordu. Bu yüzden, İran’ın nükleer faaliyetlerinin rahatsızlık duyan Amerikan yönetimi, bugünlerde İran’a gidecek Sn.Erdoğan’dan, Tahran gezisinde konuyu gündeme getirip, İranlılar’ı uyarmasını istiyordu . Bu, İslam’i kimliği ile tanınan birinin, BOP=GOKAP projesi şemsiyesi altında Müslüman Doğu’ya açtığı bir savaş (!) ya da “din istismarı yaptık”, “İslam Ortak Pazarı anlayışını doğru bulmuyorum”, “faizsiz ekonomiye inanmak hataydı” benzeri söylemlerini göz önüne aldığımızda, İslam’a vurduğu ´siyasi darbe´ oluyordu. Fas’tan Afganistan’a kadar uzanan İslam coğrafyasında İslam’ı yok etmek isteyen Yahudi-Hıristiyan ´ortak proje´si olan BOP=GOKAP, Yahudiler açısından, Eski Ahit’te; Daniel’in haber verdiği ´Günlerin Sonu´ misyonu ile; Hıristiyanlar açısından ise, Yeni Ahit’de; Yuhanna’nın Vahyi’nin 13’ncü bölümünde; Tanrı’nın krallığının gökten yeryüzüne inmesinden hemen önce Mesih’in (Yahudiler açısından Mesih, Hıristiyanlar açısından ise Tanrı İsa’nın) düşmanının (Deccal ya da Şeytan dedikleri Müslümanların, sahte tanrı dedikleri Müslümanların tanrısının) yenik düşmesinin, yani, gökten geri dönecek Mesih (-Tanrı İsa) ile Vahiy kitabında sözü edilen Şeytan olarak tanımlanan Müslümanların hesaplaşacağı ´son savaş´ın öngörülmesinde (o andan itibaren de, Yahudi ve Hıristiyanlar için dünyada huzur dolu ´Altın Çağ´ın başlayacak olduğu kehanetinde) kökenini bulmaktadır. Bu yüzden bazı Yahudiler ve Hıristiyanlar, Mesih’in-Hz.İsa’nın gelişene zemin hazırlıyor ve dünyanın sonu için misyon üstlenmiş bulunuyor! Bir başka deyişle de, Eski Haçlı Seferleri, tüm Hıristiyan unsurlarının birlikteliği ile sürdürülmüş olmasına karşın, şimdilerde, Hıristiyan-Yahudi işbirliği ile Müslümanlara karşı ´Yeni Haçlı Seferi´ başlatılmış bulunuyor. ABD Başkanı Bush’un, 11 Eylül 2001 üretimlerinin (!) hemen ardından, terörizme (yani İslam’a) karşı uzun zaman alacak ´Haçlı Seferi´ başlattığını söylemesi , Bush’un ve Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin seçim kampanyası Başkanı Marc Racicot’un, Bush’u; ´Terörizme karşı küresel bir Haçlı Seferine liderlik ediyor´ şeklinde övmesi , ´Yeni Haçlı Seferi´ gerçeğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Yapılan açıklamalarda ´terör´ tanımı kullanılsa da saldırı, ´terör´ adı altında doğrudan ´İslam´a yapılmaktadır. Zaten, ABD istihbaratından sorumlu Korgeneral William Boykin’ın, “Bush’un Beyaz Saray’a Tanrı tarafından yerleştirdiğini söylemesi yanında, ‘Manevi düşmanlarımız ancak ve ancak onların karşısına İsa’nın adıyla çıkarsak yenilecektir’, “Müslümanların tanrısı puttur.” açıklamaları da bu düşüncemizi doğrulamaktadır. Bu lanet sözlerin sahibi Boykın için, ABD Savunma Bakanı Yahudi kökenli Donald Rumsfeld’in, General’in muhteşem bir sicile sahip olduğunu belirtmesi de saldırının Yahudi-Hıristiyan genel bakış açısı olduğunu ortaya koymaktadır. Judeo (Yahudi)-Anglosakson (Amerikan–İngiltere Protestan) şer güçlerinin başını çektiği bu ´Yeni Haçlı Seferi´ne; diğer Hıristiyan mezhepleri de katkı koymakta, ister Kapitalist, ister Sosyalist, isterse de Liberal olsun ya da hangi dili konuşurlarsa konuşsunlar, ´Yahudi-Hıristiyan Batı Medeniyeti´ içindeki hemen tüm unsurlar destek vermekte, Kippa-Haç modası, ´Müslümanlar yok edilmelidir´ anlamını taşımaktadır. Dahası, Yahudilikten gelen Mesih beklentisi inancının (!) versiyonu olan, Hz.İsa’nın yeryüzüne tekrar geleceği ya da Mehdi geleceği hurafesini yaşatan ´Ben Müslümanım´ diyen bazı unsurlar da, tamamen Kur’an dışı olan bu kabulleriyle ´Yeni Haçlı Seferi´ne destek vermektedirler. Üçüncü Milenyum’un (2001 yılının) başlamasıyla, Ahmet Hakan nam sahibi TV programcısının Müslümanlara hediyesi (!) olan akıl çelen´ Ömer Çelakıl ismindeki çocuğun´, ´Kur’an-ı Kerim’in Şifresi´ isimli, kendisinin yazmadığı, eline verilmiş bir kitapla ileri sürdüğü Kur’an dışı (bilimdışı) Kıyamet iddiaları ile, Ebced öngörücüsü olarak ortaya çıkan ´Tekin´ gencimizin (!) Hz.İsa’nın ya da Mehdi’nin tekrar yeryüzüne geleceği ile ilgili tarih öngörüleri de hep bu oluyordu. Kur’an’ın; ´Kıyamet alametleri´nin, ancak Kıyamet sırasında ortaya çıkacak hadiseler olacak olması bildirisini yok sayan bazı Müslümanların, hacısının hocasının öngörüsünü ´alamet´ sayıp, önümüzdeki birkaç yıl içinde Hz.İsa ya da Mehdi beklemesi de hep bu oluyordu. Yaşadığımız Dünyayı felakete sürüklemekte olan bu gidişatı (BOP=GOKAP projesini) durdurabilecek olanlar, Kur’an dışı (bilimdışı) eserlere iştahla sarılan Müslümanlar (!) olacak gibi görünmemektedir. Çünkü, günümüz Müslümanları kendileri battığı gibi, İslam’i değerleri de batırmaktadır. Hal bu olunca da, sözkonusu lanet projeyi, ´tarihsel´ olan Yahudi Hıristiyan düşmanlığı ya da Hıristiyan mezhepleri arasındaki ´tarihsel çatışma´ durduracak gibi görünmektedir. Çünkü, aralarında halen Barış rüzgarları esiyor olsa da, zaman zaman kırılmalar da (geri dönüşler de) yaşanabilmektedir. Mesela, Yahudiler, Da Vinci Şifresi kitabıyla, Hz.İsa’nın insan olduğu, hatta varislerinin hala aramızda yaşadığını ortaya atınca, buna karşın Hıristiyanlar da, Mel Gibson’un çevirdiği ´Tutku´ filmiyle, Hz.İsa'nın Yahudiler tarafından çarmıha gerildiği tezini tekrar gündeme taşımış, bu şekilde Yahudilere tepkinin öne çıkmasına vesile olmuşlardır. Fakat, görünen o ki de, şu ara Avrupa’da vizyonda olan Fahrenheit 9/11 isimli film, George W. Bush iktidarını çatır çatır yaksa da sözkonusu ´lanet proje´ halen sürmekte, CIA’nın Başkanvekili John McLaughlin’ın, bugünlerde, ´terör´ tehdidi uyarısı yapması ve 2 Kasım 2004’deki başkanlık seçimine kadar olan tüm süreyi kapsadığını açıklaması, yeni bir ´11 Eylül´ saldırısı mı üretecekler (?) sorusunu akla getirmektedir. Çünkü, ´Kıyamet-Mesih´ kehanetinin doruk tarihi 2012 yılı, 21 Aralık tarihi ama, bu sonu hazırlayacak etkilerin yeryüzünde görülmeye başlayacağı tarih olarak da, 2004 yılı ´ikinci yarısı´ öngörülmektedir. Zaten, Şifrecimize, 2004 yılı ortalarından sonra yeryüzünü ateşin kaplayacağı, Türkiye’de-Ege’de bir felaketin yaşanacağı da söylettirilmiştir . Bunun sebebi, Hıristiyan teolojisine göre, Yedi Yıllık büyük sıkıntının 2004 yılının sonunda başlayacak olmasıdır (Yedi sıkıntılı yılın sonunda ise Mesih gelecek Altın Çağ başlayacakmış). Katolik Papa, 2.Jean Paul, Kasım (2004) ayında İstanbul’da, Ortodoks Fener Rum Patriği Bartholomeos'u ziyaret edecektir. Peki de, Yahudi-Amerikan Protestanlar ya da 11 Eylül üretimcileri (!) yılın (2004) ikinci yarısında nerede olacaktır! Ya da öngörülen ´ateş´i kim yakacak ya da ´ateş´ kimi ya da neyi yakacaktır! Bir kitap olabilecek bu açıklamaları üç haftalık yazı dizisine sığdırmaya çalıştım. Son olarak söylemek istediğim ise şu: Kippa ile Haç ´modası´nın hüküm sürdüğü ´Yahudi (Judeo)-Hıristiyan Batı Medeniyeti´, başlangıçlarında Tevhid dini olarak ortaya çıkan Yahudilik ve Hıristiyanlığın, insan eksenli değişikliklerle Tevhidi niteliklerini kaybetmeleri sonrasında ortaya çıkan bozuk yapı üzerine inşa olmuştur. Bu ´vahşet medeniyeti´nin yerine ´olması gereken´ medeniyeti ise, Hıristiyan ideolog Lewıs, farkında olmadan ortaya koymakta; “Müslümanların İber (İspanya) yarımadasını yönettiği sekiz yüzyıl için de Hıristiyanlar ve Yahudiler varlıklarını korumaları yanında gelişme imkanı da bulmuşlardır.” demektedir . İşte, ´Hilal´in; Kippa ve Haç’a olan (Tevhid) farkı bu, ´medeniyet´ ya da Din´ denilince anlaşılması gereken de bu. Diğer tanımlamalara ´putperestlik´ denir. Hadi size bol kepçe dostluklar (!) da, ´hesap´ istersek ne olacak! |
|||